CIN (Servikal Intraepitelyal Neoplazi) Nedir?

Smear testi sonucunda çıkan CIN nedir? Ne anlama gelir? soruları en çok merak edilen konular arasında yer alır.

Servikal Intraepitelyal Neoplazi baş harflerinin kısaltması olan CIN’i, rahim ağzı kanseri öncüsü lezyon olarak açıklamak mümkündür. Rahim ağzı kanserinde olduğu gibi rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonlar da vajinanın iç yüzeyinde yer alan dokuyla, bu dokunun kesiştiği değişim bölgesinde (transformasyon zonu) ortaya çıkar. Bu kesişim bölgesinde bulunan hücreler, bazı durumlarda kontrolsüz bir şekilde çoğalır. Hücresel değişiklikler sonucu ortaya çıkan lezyonlar kansere dönüşme olasılığı olan lezyonlar olarak kabul edilir.

Bu lezyonlarda kanserleşme oranı düşük olsa da lezyonların hangi evrede olduğu kansere dönüşme ihtimalinde etkilidir. Bu nedenle rahim ağzı kanseri olmadan önce birçok hastada CIN1, CIN2 ve CIN3 oluşumlarına rastlanır. Her rahim ağzı kanseri hastası bu evrelerden geçmeyeceği gibi, CIN1, CIN2 ya da CIN3 tanısı konan hastaların ileride mutlaka rahim ağzı kanseri olması gibi bir durum söz konusu değildir. CIN’İ, rahim ağzı kanserine giden bir yol olarak görmek mümkündür. Ancak bu ihtimalin yüksekliği, CIN’in seviyesine (CIN1, CIN2, CIN3) bağlıdır.

CIN Belirtileri Nelerdir?

CIN Belirtileri Nelerdir?

CIN, genellikle hastaların rutin smear testlerinde ortaya çıkar ve hastalar raporlarında bu ifadeyi gördüklerinde ne olduğunu anlamazlar. Smear testi, kolposkopi ya da rahim ağzına uygulanan biyopsi sırasında fark edilen CIN, genellikle herhangi bir şikâyet ile belirti vermez. Jinekolojik muayene sırasında uygulanan testler sonucu belirlenen CIN, nadiren de olsa rahim ağzı kanseri belirtilerinde de görülen cinsel ilişki sonrasında kanama ya da rahim ağzı yaraları olan hastalarda görülebilmektedir.

HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonu olan hastalarda CIN tanısının daha yüksek olduğu görülmüştür. Özellikle genital siğil şikâyeti ile doktora başvuran ve smear testi uygulanan hastalarda CIN olguları daha sık ortaya çıkmaktadır. CIN ile HPV’nin doğrudan bağlantılı olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle HPV enfeksiyonu olan hastaların tarama testleri ile CIN varlığının olup olmadığı araştırılmalıdır.

CIN1, CIN2 VE CIN3 Ne Sıklıkla Görülür?

CIN1, CIN2 VE CIN3 Ne Sıklıkla Görülür?

CIN herhangi bir yaygın belirtiye sahip olmadığı için hastalar CIN şüphesi ile doktora başvurmaz. Bu nedenle CIN, çoğunlukla rutin jinekolojik muayene sırasında ortaya çıkar. CIN’in bütün seviyelerinin görülme oranı toplumda genel olarak %2 olarak kabul edilir. Ortalama 20-25 yaş aralığında başlayan CIN’in görülme sıklığı, smear testi yapılma oranı ile doğru orantılıdır.

Birçok kadın hastalığında olduğu gibi CIN1, CIN2 ve CIN3’ün tanısında da smear testi büyük önem taşımaktadır. CIN3 gibi yüksek riskli kanser riski bulunan seviyede olan hastaların 3 yıldan fazla süredir smear testi yaptırmadığı görülmüştür. Bu nedenle düzenli doktor kontrolüne gitmek ve her yıl smear testi yaptırmak ileride oluşabilecek rahim ağzı kanserinin erken tanısında oldukça önemlidir.

CIN Oluşmasının Sebepleri Nelerdir?

CIN Oluşmasının Sebepleri Nelerdir?

Rahim ağzı kanseri öncüsü hastalık olarak tanımlanan CIN, HPV enfeksiyonu bulunan hastalarda daha sık görülmektedir. CIN1, CIN2 ve CIN3 olarak seviyelere ayrılan lezyonlar, yapısal bozukluğa uğrayan hücrelerin kanserleşme oranını simgeler. Yani bir hastanın rahim ağzı kanserine dönüşen hücreleri, ilk olarak CIN1, daha sonra ise CIN2 ve CIN3 seviyelerine ulaşır. Ancak her hastada bu evre görülmez. Bazı hastalarda CIN oluşumu görülmeden de rahim ağzı kanseri oluşabilir. Aynı şekilde CIN1 olarak kabul edilen düşük riskli başlangıç seviyesinden de direkt kansere dönüşme ihtimali bulunmaktadır. Bu tip durumlarda etkili olan faktörler tıpkı rahim ağzı kanserinin risk faktörlerinde olduğu gibi benzer etkenlerdir. Kadının cinsel yaşama başladığı yaş, bu etkenler arasında yer alır.

Son yıllarda CIN görülme oranının 15-19 yaş aralığındaki kadınlarda artmasının temel nedeni de cinsel hayata başlangıç yaşının düşmüş olmasıdır. Son 10 yılda yapılan çalışmalarda HPV enfeksiyonunun CIN oluşumunda etkili olduğu kanıtlanmıştır. Aynı şekilde yine cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biri olarak kabul edilen HSV (Genital uçuk virüsü) enfeksiyonu olan hastalarda da CIN görülme ihtimali daha yüksektir. Bunlara ek olarak birden fazla partnerle cinsel hayat, çok eşlilik ve sigara kullanımı da CIN oluşumunda etkili faktörler olarak kabul edilmektedir.

CIN Görüldüğünde Hastalığın Seyri Nedir? Kansere Dönüşme Oranı Nedir?

CIN Görüldüğünde Hastalığın Seyri Nedir? Kansere Dönüşme Oranı Nedir?

CIN1, CIN2 ve CIN3 olarak seviyelere ayrılan hastalık, rahim ağzı kanserinden önceki evreleri simgeler. CİN temel olarak rahim ağzı kanseri özelliklerini taşımayan ancak dönüşme ihtimalinin olduğunu belirten kanser öncüsü bir lezyondur. Bu nedenle CIN tanısı konulan kişilerin ilerleyen zamanlarda rahim ağzı kanserine yakalanma ihtimali vardır. Ancak CIN seviyeleri bu ihtimalin oranını belirleyen önemli bir veridir. CIN1 düşük dereceli kanser lezyonu olarak kabul edilirken, CIN2 ve CIN3 rahim ağzı kanseri riskinin daha yüksek olduğu seviyedir.

CIN’in hangi evresinde olursa olsun kansere ne zaman dönüşeceği konusunda net bir kanıya varılamaz. CIN1 seviyesinde olan kanser hücreleri çoğunlukla kendi kendine geriler. Ancak CIN2 ve CIN3 daha yüksek riskli olduğu için takibinin ya da tedavisinin yapılması gerekmektedir. Özellikle rahim ağzı kanserinde en riskli seviye olan CIN3’ün, %30 oranında kanserleşmeye neden olduğu bilinmektedir.

CIN’e Karşı Uygulanan Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

CIN’e Karşı Uygulanan Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Öncelikle smear testi ya da kolposkopik incelemesinde CIN rastlanan kadınlarda doktor gerek duyar ise biyopsi uygulanır. Ancak bazı doktorlar biyopsiye gerek duymayabilir. CIN tanısı konulan kadınların çoğunluğunda HPV enfeksiyonuna rastlandığı için HPV’nin yüksek rahim ağzı kanseri riski taşıyan HPV-16 ve HPV-18 tipinin olup olmadığı araştırılır. Hastaya kolposkopi yapılmadıysa kolposkopi yapılarak CIN’in hangi seviyede olduğu tespit edilir. Uygulanacak tedavi yine CIN’in derecesine ve hasta ile doktorun vereceği karara göre uygulanır. CIN tedavisinde çoğunlukla Koterizasyon (yakma), Kriyoterapi (dondurma), LEEP Konizasyon ve Lazer Ablasyon yöntemleri uygulanır. Yüksek risk oranına göre CIN1 ile CIN2, CIN3’ün tedavisi iki ayrı grupta değerlendirilir.

CIN Tedavisi;

  • CIN1: Yapılan smear testi ya da kolposkopi sonucu CIN1 görülen hastalarda, tedavi yöntemi ile ilgili iki farklı görüş bulunmaktadır. CIN1 %60 oranında kendi kendine geçtiği için bazı doktorlar herhangi bir tedavi uygulamak yerine hastayı düzenli takip ve kontrol yöntemi ile izlemeyi tercih eder. Ancak CIN1’de kansere dönüşme ihtimali CIN2 ve CIN3’e göre daha az olsa da her zaman risk olduğu için bazı hekimler tedavi etmeyi tercih edebilmektedir. Hasta doğum yapmayı düşünüyor ise Koterizasyon, LEEP konizasyon ya da Kriyoterapi gibi yaygın tedavi yöntemleri uygulanır. Ancak hastanın yaşı ileri ise ve menopoz dönemine yakın ise rahmin histerektomi (rahim alma ameliyatı) ile alınması seçeneği uygulanabilir.
  • CIN2 ve CIN3: Bu seviyedeki CIN varlığında kanser riski CIN1’e göre daha yüksek olduğu için çoğunluk tedavi ya da sıkı takip uygulanır. CIN2 görülen hastalarda CIN3’e dönüşme oranı düşüktür. Ancak yine de CIN2 mutlaka takip edilmesi gereken riskli kanser öncüsü lezyonlardandır. CIN3 ise rahim ağzı kanseri riskinin en yüksek olduğu evredir. Bu nedenle özellikle CIN3 tanısı konulan hastaların en kısa sürede mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Belirlenen tedavi yöntemlerinden hangisinin seçileceği ise hastanın yaşı ve HPV enfeksiyonun varlığı ile bağlantılıdır. Özellikle ileri yaştaki hastalarda HPV enfeksiyonu da var ise rahmin alınması söz konusu olabilmektedir.

Makalenin Yazarı: Jin. Op. Dr. Burcu K. Arslan

S.S.S

HPV Genital Siğil Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hpv cinsel yolla bulaşan viral bir hastalıktır . Günümüzde artık toplumda çok eşliliğin artması ile oldukça yaygın görülmektedir.
Hpv'nin yüzlerce tipi bulunmaktadır , bu tipler düşük/orta / yüksek riskli olarak ayrılmaktadır. Yüksek ve orta risk grubundaki HPV virüsleri rahim ağzı , baş boyun ve penis kanserine sebep olabilmektedir.
Hpv'nin tedavisinde lezyon çıktığında semptomatik tedavi olarak lezyonların yok edilmesi gereki ki bunu lazer kullanarak yapmaktayız. Sonrasında çıkalrılan lezyonların mutlaka tipleme için patolojik incelemesinin yapılması şarttır. Tipleme hastaların takip şemasının belirlenmesi için çok önemlidir. Uygulanacak anti viral tedavilerin yanında immün sistemi yükseltecek destek tedavileri ve bazı testlerin periyodik olarak yapılması gerekir. Ayrıca hastalar günlük ve cinsel hayatta yapılması gerekenler için bilgilendirilir.
Hpv bağışıklık sisteminin desteklenmesi takibin düzgün yapılması ve günlük yaşantı ve cinsel hayattaki önlemler ile virüsün vücuttan uzaklaşması veya latent fazda yani uyku halinde kalması sağlanabilmektedir. Tüm bunların hekim ve hastanın Co operasyonu ile uyumlu çalışması ile mümkün olacağını unutmayın.
Hpv aşısı aslında cinsel yaşam başlamadan önce yapılmalıdır ki toplumda yaygın 4 tipe karşı koruyabilsin. Aslında aşı şu anda dünyada bir kısım ülkede rutin olarak uygulanan bir aşıdır ancak ülkemizde daha rutin aşı takvimine girmemiştir. Aşı bayan ve erkek herkese yapılabilmektedir. Amaç cinsel hayat başlamadan önce aşılamanın yapılması ile bağışıklığın kazanılması ve sonrasında cinsel hayat başladığında kişilerin bu virüse karşı dirençli hale getirilmesidir.
Hpv aşısının şu anda bilinen bir yan etkisi yoktur. Aşı Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinde rutin aşı takvimine girmiş olup kız -erkek herkese yapılmaktadır.
Hpv aşısı kanser riski yüksek olan tip 16-18 e karşı koruyucudur . Bu iki tip toplumda yaygın olarak görülen dikkatli takip ve tedavilerin uygulanmaması sonucunda kansere sebep olabilen tiplerdir . Aşılanmış bireyler bu iki tipe karşı korunmuş olurlar.

YASAL UYARI

Bu sitede yer alan bilgiler, kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, hiç bir şekilde hastalıkların tanı veya tedavisinde kullanılamazlar. Sitemiz Sağlık Bakanlığı 15/2/2008 tarih ve 26788 numaralı yönetmeliği 29. maddesine göre sunduğumuz hizmet ile ilgili konularda bilgilendirme amaçlı tanıtım ve ilan kapsamında hazırlanmıştır.

Gizlilik İlkesi

BİZE ULAŞIN

HPV Genital Siğil Konusunda Bilgi Alın