Hepatit B Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Tüm dünyada yaygın olarak görülen bulaşıcı hastalıklardan biri haline gelen Hepatit B, karaciğer enfeksiyonu olarak kabul edilir. Hepatit B virüsünün neden olduğu hastalık, kolay bulaşabilen yapısı nedeni ile günümüzün en yaygın bulaşıcı hastalıklarından biri olarak karşımıza çıkar. Günümüzde rutin aşılar arasına giren Hepatit B aşısı ile önlenebilen hastalık, kronik ve akut olarak iki farklı aşamada ilerleyebilir. İlerleyen dönemlerde kronik karaciğer iltihabı, siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi rahatsızlıklara neden olabilen Hepatit B hastalığı, tedavisi ve takibi yapılmayan hastalarda ölümcül sonuçlara yol açabilir.

Düzenli ve doğru tedavi ile birlikte Hepatit B hastaları yaşam kalitelerini koruyarak sağlıklı bir ömür geçirebilirler. Hepatit B hastalığının neden olabileceği ciddi hastalıkların önüne geçilmesindeki en önemli etken hastalığın erken teşhis edilmesidir. Dünyada 400 milyon, Türkiye’de ise 3 milyonu aşkın Hepatit B hastası olduğu bilinmektedir. Cinsel temas, kan ve vücut sıvıları gibi yollar ile bulaşabilen hastalıktan korunmak için toplumun Hepatit B hastalığı, aşılanma ve korunma yöntemleri hakkında bilgilendirilmesi oldukça önemlidir.

Hepatit B Nedir, Belirtileri Nelerdir?

Hepatit B Nedir, Belirtileri Nelerdir?

Hepatit B hastalığı, HBV yani Hepatit B virüsünün yol açtığı bir tür karaciğer enfeksiyonudur. Kısa süreli (Akut) enfeksiyon ve uzun süreli (Kronik) enfeksiyona yol açabilen Hepatit B hastalığı, bazı hastalarda ilerleyen dönemlerde siroz, karaciğer kanseri gibi ölümcül hastalıklara neden olabilmektedir. Vücuda girdiği ilk 6 hafta ve 6 ay içerisinde akut döneminde olan hastalık, virüs ile enfekte olan bazı kişilerde herhangi bir belirti göstermeyebilir. Ancak hastalığın en yaygın belirtileri genellikle akut döneminde ortaya çıkar. Kronik Hepatit B hastalarında ise hastalık uzun yıllar kuluçkada kalarak belirtilerini gizleyebilir.

Akut Hepatit B Belirtileri;

  • İştahsızlık
  • Ateş
  • Kusma
  • İshal
  • Eklem ve kas ağrıları
  • Cilt ve göz renginde sararma
  • Koyu renkli idrar
  • Karın ağrısı
  • Halsizlik

Hepatit B Neden Oluşur?

Hepatit B Neden Oluşur?

Hepatit B hastalığı, karaciğer enfeksiyonuna neden olan Hepatit B virüsünün neden olduğu bir hastalıktır. Hepatit B virüsü, günümüzün en korkulan bulaşıcı hastalıklarından biri olan HIV’den 100 kat daha fazla bulaşıcıdır. Kan teması, cinsel birliktelik ve ortak enjekte kullanımı gibi yollar ile bulaşabilen virüs, genellikle vücuda girdikten sonraki 6 hafta içerisinde belirtilerini gösterir. Bazı hastalarda uzun yıllar kuluçkada kalabilen hastalık, aşılanma ve korunma yöntemleri ile önlenebilir hastalıklar arasında yer alır.

Hepatit B Bulaşma Yolları;

  • Kan, vajina sıvısı, semen gibi vücut sıvılarının teması
  • Virüs ile enfekte gebe anneden bebeğe
  • Hepatit B virüsü taşıyan kişi ile korunmasız cinsel ilişki
  • Enfekte bireyin açık yarası ve kanı ile temas
  • Jilet ve diş fırçası gibi kişisel eşyaların ortak kullanımı
  • Şırınga ya da kesici aletlerin kullanımı sırasında kan teması
  • Kontrol edilmemiş kan ürünlerinin nakli

Hepatit B Taşıyıcılığı Nasıl Olur, Kronik Bir Hastalık mı?

Hepatit B Taşıyıcılığı Nasıl Olur, Kronik Bir Hastalık mı?

Hepatit B Virüsü enfekte olduktan sonra genellikle ilk 6 hafta içerisinde belirti gösterse de bu süre bazı hastalarda 6 aya kadar çıkabilir. Hastalığın 6 aylık süreci Akut Hepatit B olarak kabul edilir. Hastada bu süreçte yaygın enfeksiyon belirtileri görülür. Akut Hepatit B hastaları genellikle kısa süreli bir tedavi ile birlikte hastalığı yenebilir. Bazı hastalarda herhangi bir tedavi uygulamaya dahi gerek görülmezken, bazı hastalarda ise nadiren de olsa Fulminan Hepatitte olarak da bilinen ani karaciğer yetmezliği gelişebilir. Hepatit B hastalığı 6. aydan sonra iyileşme göstermez ise Kronik Hepatit B olarak kabul edilir.

Hepatit B hastalığının tanısında kullanılan testler sayesinde hastalığın hangi seviyede olduğu tespit edilebilir. Test sonucunda Hepatit B virüsü ile enfekte olan bazı kişilerin hastalığı önceden geçirdiği ve bağışıklık kazandığı görülebilir. Virüs ile enfekte olan ancak herhangi bir belirti göstermeyen hastalar ise Hepatit B taşıyıcısı olarak kabul edilir. Akut Hepatit B hastalığının Kronik Hepatit B hastalığına dönüşme oranı yaş ile doğru orantılı olarak ilerler. Yeni doğan bebeklerde hastalığın kronikleşme oranı %90 iken, ilerleyen yaşla birlikte erişkinlerde bu oranın %5’e kadar gerilediği görülmüştür.

Kronik Hepatit B Hastalığında Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Kronik Hepatit B Hastalığında Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Kronik Hepatit B hastalığı olan kişilerin dikkat etmesi gereken hususları kişisel ve çevresel olarak ikiye ayırabiliriz. Hepatit B hastalığı karaciğerde enfeksiyona neden olan bir hastalık olduğu için karaciğeri etkileyebilecek her türlü etkene karşı dikkatli olmak gerekir. Kronik Hepatit B hastası olan bireylerin alkol ve sigara gibi ürünlerin kullanımından uzak durması oldukça önemlidir. Aynı şekilde karaciğeri yorabilecek sağlıksız beslenme alışkanlığı da Kronik Hepatit B hastalarının uzak durması gerekenler arasında yer alır. Hastaların herhangi bir ilaç kullanmadan önce mutlaka doktoruna danışması gerekir.

Kronik Hepatit B hastası olan bireylerin dikkat etmesi gereken ikinci bir husus ise hastalığın başkalarına bulaşmasını önlemektir. Korunmasız cinsel ilişkiye girmemek, diş fırçası, jilet ve tırnak makası gibi kişisel eşyaları başkaları ile paylaşmamak, yaralanma gibi durumlarda kan ile teması önlemek Kronik Hepatit B hastalarının dikkat etmesi gereken konular arasında yer alır.

Okumak İstersen: HPV Nedir, Nasıl Bulaşır?

Hepatit B Tanısı Nasıl Konulur?

Hepatit B Tanısı Nasıl Konulur?

Hepatit B hastaları genellikle Akut Hepatit B döneminde görülen yaygın belirtiler nedeni ile doktora başvurur. Hepatit B hastalığında basit bir kan testi ile tanı konulur. Yapılan kan testi sayesinde hastada bulunan enfeksiyonun hangi seviyede olduğu anlaşılır. Akut Hepatit B ya da Kronik Hepatit B olduğu anlaşılan hastaya, testin sonucuna göre tedavi uygulanır.

Hepatit B hastalığının tanısı için yapılan kan testinde, kişinin HBV ile daha önce enfekte olup olmadığı, virüsü kaptı ise bağışıklık kazanıp kazanmadığı da anlaşılabilir. Enfeksiyon belirtileri görülmeyen hastalarda taşıyıcılık durumları ve uygulanması düşünülen Hepatit B aşısının işe yarayıp yaramayacağı konusunda da bilgi verir.

Hepatit B Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Hepatit B Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Hepatit B tanısı konan hastalara uygulanacak olan tedavi yöntemi, hastalığın evresine göre değişiklik gösterebilir. Kısa süreli yani Akut Hepatit B hastalarında çoğu zaman özel bir tedaviye gerek duyulmaz. Hastaya genellikle istirahat ve sağlıklı beslenme önerilir. Doktorun gerek gördüğü durumlarda hastanın şikayetlerini azaltmak amacı ile ilaç tedavisi uygulanabilir. Hastalığın belirtilerinin şiddetine göre bazı kişiler kısa süreli de olsa hastaneye yatırılabilmektedir. Uzun süreli yani Kronik Hepatit B hastaları ise alanında uzman doktorlar tarafından düzenli olarak kontrol edilir. Bazı Kronik Hepatit B hastalarında ilaç kullanımı dahi gerekmezken, kimi hastalarda ilaç tedavisi uygulanabilir.

Kronik Hepatit B hastalarının tedavisinde önemli olan, hastalığın gelişiminin takip edilmesidir. İlaç tedavisi uygulanan hastalarda, Hepatit B virüsünün neden olabileceği karaciğer kanseri, siroz ve karaciğer yetmezliği gibi hastalıkların oluşumu önlenir. Düzenli ve doğru ilaç tedavisi ile birlikte Kronik Hepatit B hastaları virüsü vücudundan tamamen atamasa dahi hastalığın olası etkilerinden korunmaktadır.

Hepatit B Kendiliğinden Geçer mi?

Hepatit B Kendiliğinden Geçer mi?

Hepatit B hastalığına yakalanan sağlıklı bireylerin %90’ı hastalığı kısa sürede atlatmaktadır. Hepatit B virüsü ile enfekte olan hastaların çoğu, hastalığın erken döneminde herhangi bir belirti göstermeden iyileşebilir. Hastalığın kendi kendine iyileşme olasılığının, artan yaş ile doğru orantılı olduğu kabul edilir. Hepatit B virüsü ile enfekte olan bebekler ile yetişkinlerin hastalığı yenme süresi farklıdır.

Akut Hepatit B hastalarının çoğunda herhangi bir tedavi yöntemi uygulanmaz. Genellikle sağlıklı beslenme ve dinlenme ile birlikte hastaların iyileşmesi beklenir. Akut Hepatit B hastalarının yaklaşık %10’unda Kronik Hepatit B oluşumu görülür. Akut Hepatit B tanısı konan kişiler 6 ay içerisinde iyileşmez ve vücutları virüse karşı direnç kazanmaz ise ömür boyu sürecek olan Kronik Hepatit B hastası olarak kabul edilir.

Makalenin Yazarı: Jin. Op. Dr. Korkut Arslan

S.S.S

HPV Genital Siğil Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hpv cinsel yolla bulaşan viral bir hastalıktır . Günümüzde artık toplumda çok eşliliğin artması ile oldukça yaygın görülmektedir.
Hpv'nin yüzlerce tipi bulunmaktadır , bu tipler düşük/orta / yüksek riskli olarak ayrılmaktadır. Yüksek ve orta risk grubundaki HPV virüsleri rahim ağzı , baş boyun ve penis kanserine sebep olabilmektedir.
Hpv'nin tedavisinde lezyon çıktığında semptomatik tedavi olarak lezyonların yok edilmesi gereki ki bunu lazer kullanarak yapmaktayız. Sonrasında çıkalrılan lezyonların mutlaka tipleme için patolojik incelemesinin yapılması şarttır. Tipleme hastaların takip şemasının belirlenmesi için çok önemlidir. Uygulanacak anti viral tedavilerin yanında immün sistemi yükseltecek destek tedavileri ve bazı testlerin periyodik olarak yapılması gerekir. Ayrıca hastalar günlük ve cinsel hayatta yapılması gerekenler için bilgilendirilir.
Hpv bağışıklık sisteminin desteklenmesi takibin düzgün yapılması ve günlük yaşantı ve cinsel hayattaki önlemler ile virüsün vücuttan uzaklaşması veya latent fazda yani uyku halinde kalması sağlanabilmektedir. Tüm bunların hekim ve hastanın Co operasyonu ile uyumlu çalışması ile mümkün olacağını unutmayın.
Hpv aşısı aslında cinsel yaşam başlamadan önce yapılmalıdır ki toplumda yaygın 4 tipe karşı koruyabilsin. Aslında aşı şu anda dünyada bir kısım ülkede rutin olarak uygulanan bir aşıdır ancak ülkemizde daha rutin aşı takvimine girmemiştir. Aşı bayan ve erkek herkese yapılabilmektedir. Amaç cinsel hayat başlamadan önce aşılamanın yapılması ile bağışıklığın kazanılması ve sonrasında cinsel hayat başladığında kişilerin bu virüse karşı dirençli hale getirilmesidir.
Hpv aşısının şu anda bilinen bir yan etkisi yoktur. Aşı Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinde rutin aşı takvimine girmiş olup kız -erkek herkese yapılmaktadır.
Hpv aşısı kanser riski yüksek olan tip 16-18 e karşı koruyucudur . Bu iki tip toplumda yaygın olarak görülen dikkatli takip ve tedavilerin uygulanmaması sonucunda kansere sebep olabilen tiplerdir . Aşılanmış bireyler bu iki tipe karşı korunmuş olurlar.

YASAL UYARI

Bu sitede yer alan bilgiler, kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, hiç bir şekilde hastalıkların tanı veya tedavisinde kullanılamazlar. Sitemiz Sağlık Bakanlığı 15/2/2008 tarih ve 26788 numaralı yönetmeliği 29. maddesine göre sunduğumuz hizmet ile ilgili konularda bilgilendirme amaçlı tanıtım ve ilan kapsamında hazırlanmıştır.

Gizlilik İlkesi

BİZE ULAŞIN

HPV Genital Siğil Konusunda Bilgi Alın